logo

Eski başkan Ali Şafak Öztürk’e açılan davada şok ifadeler:

Eski başkan Ali Şafak Öztürk’e açılan davada şok ifadeler:
Antalyaspor kulübünün bankalara, kefaletten dolayı da eski başkana borçlandırılarak Öztürk’lerin oyuncağı haline geldiği, takımın bu borç sebebiyle kişilerin kontrolüne geçtiği ileri sürüldü

303 milyonluk borç
Antalyaspor A.Ş. eski yöneticisi Gazanfer Gencer, geçtiğimiz gün eski başkanlardan Ali Şafak Öztürk’e kulübü zarara uğrattığı gerekçesiyle bir dava açtı. Göreve geldiğinde eski başkan Gültekin Gencer’e ağır ithamlarda bulunan Öztürk ve ekibi, Ocak 2018’de görevi bırakmış, büyük sıkıntılar yaşayan kırmızı beyazlı takımın başına Cihan Bulut gelmişti. Bu arada takımın büyük bir maddi darboğaza girdiği ortaya çıkmış, Ali Şafak Öztürk’ün Antalyaspor için 200 milyon lira kredi çektiği ve faiziyle birlikte takımı bankalara 303 milyon lira borçlandırdığı ortaya çıkmıştı.

Takımın alacaklarına temlik
Öztürk’ün ayrıca kefillikten dolayı Antalyaspor’un alacaklarına temlik koydurduğu da ortaya çıktı. Gazanfer Gencer, mahkemeye sunduğu dava dilekçesinde Ali Şafak Öztürk’ün Antalyaspor Spor Faaliyetleri A.Ş.’yi zarara uğrattığını ileri sürdü. Avukat Ramazan Dönmez tarafından ilgili mahkemeye sunulan dilekçede ilginç iddialar yer aldı. Gencer, davalı Öztürk’ün Antalyaspor Spor Faaliyetleri A.Ş.’yi uğrattığı zararın tazmini ile tazminatın şirkete ödenmesini istedi. Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100 bin lira talep etti.

Gencer dönemini anlattı
Antalyaspor Spor Faaliyetleri A.Ş.’nin hissedarı olan Gazanfer Gencer dilekçesinde 30 Haziran 2016 tarihinden önceki süreçte kulübün yönetim kurulu başkanlığı görevinde Gültekin Gencer’in bulunduğunu anlattı. Dava dilekçesindeki ifadelere göre; 2015-2016 futbol sezonu sonunda Antalyaspor takımı PTT liginden Süper Lig’e yükseldi. Sonraki sezon için ciddi başarılar elde edebilecek ve mali anlamda bütün borçlarından kurtulabilecek ve zarar etmeyen bir Süper Lig ekibi olabilecek hale geldi. Marka değeri yükselen takımın, dünya çapında bilinirliği arttı, yeni stadyumuna kavuştu, Türkiye’de hiçbir spor kulübünün sahip olmadığı yeni ve modern tesisleri devralma aşamasına geldi.

Aile şirketinin başarısı iddiası
Gencer’in dava dilekçesinde; Öztürk’ün Antalyaspor’un başına geçmeden önceki kariyerinde, bu görevin sorumluluğunu yerine getirebilecek bir başarısının, yeterli bilgisinin ve tecrübesinin olmadığını öne sürüldü. Dilekçede “Türkiye’de kendi şahsi becerisiyle kayda değer bir başarı elde etmekten ziyade, aile şirketlerinin başarıları görülmektedir” iddiasında bulunuldu. Öztürk ailesinin OPET akaryakıt firmasının yüzde 50 hissedarı durumunda
olduğu, aile şirketlerinin inşaat ve gayrimenkul alanında ciddi yatırımları olduğu, turizm alanında faaliyetlere başladığı, Regnum otellerini hayata geçirdiği vurgulanan dilekçede; bu başarının ise Öztürk’ün şahsından kaynaklanmadığı ileri sürüldü.

Devasa zarar iddiası
Dilekçedeki iddialara göre Ali Şafak Öztürk, ailesinin ekonomik gücünü arkasına alarak bu durumdan faydalandı, ‘Antalyaspor’un başına talih kuşu kondu’ şeklinde bir algı oluşturulmasını sağladı. Seçim süreci ve sonrasında ailesinin ekonomik mal varlığına vurgu yaparak, 15 milyar dolar civarında bir servetlerinin olduğunu basın huzurunda beyan etti. Dilekçedeki ifadelere göre Öztürk; Antalyaspor’a katkı sağlayacağını, büyük başarılar elde edeceğini, şirketleri aracılığı ile sponsorluklar sağlayacağını ve Antalyaspor’u büyüteceğini, amacının şov yapmak olmadığını birçok defa vurguladı. ‘Davalının şahsı, ailesi veya ticari başarılarının tartışılmadığı’ vurgulanan dilekçede, Öztürk’ün görevine başladıktan sonra şirketin yönetimsel yapısı ile ilgili kararlar aldığı, personel yapısında değişikliklere gittiği, yeni birçok transfer yapmak isteyerek, futbol sektörünün olağan dinamikleri dışında abartılı derecede yüksek prim uygulamalarına gittiği vurgulandı. Öztürk’ün Antalyaspor A.Ş. yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde şirkette devasa zararlar oluştuğu ileri sürüldü.

Kulüp, hareket edemez hale getirildi
Ali Şafak Öztürk’ün yönetiminde Antalyaspor’un borç cenderesine sokularak hareket edemez hale getirildiği anlatılan dilekçede “Bu zararı oluşturulan davalının hukuki sorumluluğu vardır ve şirketin zararından dolayı sorumludur” denildi. Öztürk’ün şirket yönetim kurulu başkanlığına gelmiş olduğu dönemde şirketin mevcut zararının toplam 86 milyon lira olduğunu açıkladığı, Gencer döneminde 3 buçuk yıllık dönemin toplam net zararının ise 32 milyon 389 bin lira olduğu hatırlatılan dilekçede “Bugün itibariyle Antalyaspor A.Ş.’nin zararının ise toplamda 422 milyon olduğu iddia edilmektedir. Borç kaleminin önemli bir kısmını da kullanılan krediler oluşturmaktadır. Antalyaspor A.Ş.’nin şimdiki başkanı Cihan Bulut’un basına yapmış olduğu açıklamada güncel kredi anapara borcunun 200 milyon TL, faiz borcunun da 103 milyon TL olduğu vurgulanmıştır” ifadelerine yer verildi.

Şahsi kefaletle kredi iddiası
Antalya şehrinin takımı ve değeri olan Antalyaspor bu borç sebebiyle kişilerin kontrolüne geçtiği ileri sürülen dilekçede şu ifadeler yer buldu: Kulübün şuan mevcut borcunun kaynağı davalı Ali Şafak Öztürk dönemidir. Ali Şafak Öztürk zamanında birçok savurgan harcama yapılmış, Antalyaspor A.Ş. adına bankalardan ciddi krediler çekilmiş, kredilerin teminatı olarak da Antalyaspor A.Ş.’nin Türkiye Futbol Federasyonu’ndan ileride elde edeceği gelirler bankalara temlik edilmiştir. Şirketin finansal durumu toparlanamaz hale geldikten sonra da davalı Ali Şafak Öztürk bir basın açıklaması yaparak görevi bırakma kararı almış ve ağlayarak toplantıyı terk etmiştir. Ali Şafak Öztürk döneminde yapılan harcamalara bakıldığında ana hatlarıyla şu şablon ortaya çıkmaktadır. Antalyaspor’un o gün için kendi nakdi kaynağı bulunmamakta ancak ileride elde etmesi muhtemel gelirleri bulunmaktadır. Ali Şafak Öztürk kendi ailesinin ekonomik gücünü kullanmış, şahsi kefaletler vererek bankalardan Antalyaspor adına büyük miktarlarda krediler çekilmesini sağlamıştır.

Har vurup harman savurdular iddiası
Çekilen bu kredilerin borçlusu Antalyaspor olup, parayı öyle ya da böyle ödemek durumunda kalacak olan kuruluş kendi tüzel kişiliğini haiz Antalyaspor A.Ş.’dir. Antalyaspor A.Ş. adına çekilen bu kredilerden elde edilen nakit fütursuzca harcanmış, Antalyaspor’un mal varlığı har vurulup harman savrulmuştur. Ortalama futbol bilgisine sahip 2. Lig kulüp yöneticilerinin bile mali yapıyı göz önünde bulundurarak yapmaktan sakınacağı maliyetli transferler yapılmış ve kulübün paraları harcanmıştır. Bunun yanı sıra, birçok gereksiz menajerlik ücretleri ödenmiş, kulübün sözleşmeli futbolcularına, teknik ekibine ve personeline afaki primler dağıtılmış, gereksiz personel ve hizmet alımı harcamaları yapılmıştır. 3’üncü şahıs kişi ve firmalardan hizmet alımı yapılırken yüksek rakamlarda keyfi ve emsalsiz hizmet alımları gerçekleştirilmiştir.

Kulüp Öztürk’e borçlandı iddiası
Kaynak olarak kullanılan bu kredilerin teminatı olarak da, şahsi kefaletler yüzünden sorumluluklarının doğmaması için, usulsüz olarak Antalyaspor A.Ş.’nin gelecek dönemlere ilişkin gelirleri bankalara temlik edilmiştir. Temlikler sonucunda kredilerin ödenememesi halinde Ali Şafak Öztürk’ün ve/veya aile şirketlerinin şahsi kefaletleri devreye girecek ve bankaların borçları buradan ödenecektir. Sonrasında da Ali Şafak Öztürk ve/veya şirketleri bu kefalet ödemelerini Antalyaspor A.Ş.’ye rücu edebilecektir. Bu şekilde de, Antalyaspor A.Ş. bir bakıma Ali Şafak Öztürk’ün insiyatifine bırakılmış olacaktır. Normalde bu meblağlarda kredi borçlanması yapmak zorunda olmayan kulüp bankalara, kefaletten dolayı da Ali Şafak Öztürk’e borçlanmış durumdadır, eli kolu bağlanmıştır ve Öztürk’lerin oyuncağı haline gelmiştir. 15 milyar dolar serveti olduğunu beyan eden bir aile için 400 milyon TL borç devede kulak kalmaktadır, ancak Antalya şehrinin takımı ve değeri olan Antalyaspor bu borç sebebiyle kişilerin kontrolüne geçmiştir.” akdeniz manşet

Share
#

SENDE YORUM YAZ